21 Yüzyıl İnsanı

Çağımız insan yaşamı için zaruri ihtiyaçlar;
Cep telefonu
Bilgisayar ve türevleri
Lüks apartman daireleri
Lüks arabalar
Alışveriş merkezleri
Sanatsal faaliyetler

İhtiyaç listesini saymaya çalışsak hatırı sayılır bir listeye ulaşırız.
Ama biz saymayalım…
Şüphesiz zaruri ihtiyaçlar hakkında detaylı bir hatırlatma yapmakta fayda var. Fakat önce özellikle çağımızda üzerinde az durulan ya da durulmasına gerek görülmeyen küçük bir ayrıntıyı yani İNSAN’ı konuşalım.
Dev yapıların, sistemlerin ve kurumların öznesi insanı…
Bugünlerde dört duvar arasında nefes almaya çalışan, olup biten hakkında kafası karışan insanı…
Korkular içinde, tedirgin ve can güvenliliği için izole olan insanı…
Yeme-içme ihtiyacı hakkında düşünüyor…
İnsan insanın kurdu mu yoksa insan insanın velinimeti mi? Cevap arıyor…
Zaruri ihtiyaç mı, en zorlandığı konu…
İbn Haldun, “zaruri ihtiyaçları elde etmedikçe insan mükemmele ve refaha varamaz” der ve ekler “ Zaruri ihtiyaçlar köktür” yani insanın yaşam damarıdır. Zaruri ihtiyaçların temin edilmesi yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesidir ki bu da insanın en büyük ihtiyacına karşılık gelir “GÜVEN”…
Maslow, insani gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.

  1. Fizyolojik gereksinimler (nefes alma, besin, yemek, su, cinsellik, uyku, sağlıklı metabolizma, boşaltım)
  2. Güvenlik gereksinimi (beden, iş, kaynak, ahlak, aile, sağlık ve mülkiyet güvenliği)
  3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel mahremiyet)
  4. Saygınlık gereksinimi (özsaygı, özgüven, başarı, başkalarına saygı duymak, başkaları tarafından saygı duyulmak)
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdemli, yaratıcı, içten, problem çözücü, önyargısız ve hakikatleri kabul eder olmak)

Bu izahla tekrar zaruri ihtiyaç listesine dönelim ve soralım…
Çağımız insanı fizyolojik gereksinimlerini güven içerisinde karşılayabiliyor mu?
Çağımız insanı kendisini ne kadar güvende hissediyor? Ne kadar güven veriyor?
Çağımız insanı ne seviyor, ne istiyor?
Çağımız insanı hangi ahlaktan besleniyor?
Bu aşamada geçmişi, bugünü ve geleceği derinlemesine incelemeli ve İNSAN’ı yeniden bulmalıyız.

Günceldeki olumsuzlukların üzerine gitmeli ve çağımızın hastalığını tespit etmeliyiz.
Machiavelli, “başlangıçta ince hastalığın tedavisi kolay, tanımı zordur; ama zaman ilerledikçe başlangıçta tanımı ve tedavisi yapılmayan hastalığın tanımı kolay ancak tedavisi zordur” der.
O halde erken teşhis hayat kurtarır yaklaşımıyla ihtiyaç listemizi yeniden gözden geçirip, eksiklerimizi belirleyelim ve elimizde olan tek sermayemiz bugündür diyerek sorgulayan insana ulaşmaya çalışalım.
Burcu CAN
Sosyolog

Burcu Can (Sosyolog) Köşe Yazarları