BİZ NE İSTİYORUZ?

BİZ NE İSTİYORUZ?

Bazen insanlar, ne yazacağını ya da, ne konuşacağını bilemezler. Kelimeler boğazında düğümlenir. Düşündüklerini gerçekleştiremezler. Söylemek istediklerini söyleyemezler. Hayata kırgınlık değildir aslında. Belki de bir köşede, kendisiyle yanlız kalmaktır. Yanlız kalıp, neler olduğunu düşünmektir.   Geçmişiyle yüzleşmek belki de…
     Hayatın anlamını bilmesek de, çözmeye çalışmaktır belki…
     Kimi zaman çaresiz kalır, yaptıkları yanlış anlaşılınca bir insanın, işte o zaman susar kırmamak için kimseyi…
     Susar…
     Ve öyle bir susar ki…
     Ta ki, bir gün konuşana kadar… Belki de görev bilir…
     Ya da hiç konuşmaz ve yine de öylece susar ve kalır…
    Ayazı olur güneş, üşütür yüreğini…
    Sığamaz dünyaya…
    Peki şu kısacık hayatta, şu koskocaman dünya da biz ne istiyoruz…
    Biz ne istiyoruz ki de, olmuyor ve bu kadar mutsuz oluyoruz. Bu kadar huzursuz oluyoruz. Biz ne istiyoruz ki olmuyor da, bu kadar kavga ediyoruz ve gülmek yerine, güzel yaşamak yerine, hep dünyaya küs kalıyoruz. Neden savaşıyoruz? Neden her şeyi bu kadar acımasızca katlediyoruz.
    Yoksa…
    Yoksa, biz insan değil miyiz?
    Yoksa, biz insan olmayı mı unuttuk?
     Hep çıkarlarımız neden bu kadar önde. Ne ara bu kadar menfaat sahibi olduk.
    Ya da, hep böyle miydik?
     Hiç mi insanlık kalmadı?
     Ya…
     Ya biz ne istiyoruz da olmuyor ve niye biz bu kadar vicdansız oluyoruz. Kardeş kardeşi öldürüyor. Evlât, anne babayı kırıyor. Karı koca arasında bağ kalmadı. Eskiden aynı kaptan yemek yerken, aynı tastan su içerken, şimdi yastıkları ayırır olduk. Hani medeniyet, hani modernlik… Yoksa evrim mi geçirdik… insanlıktaki nasibimiz nerede kaldı. Ne arıyoruz da, neyi bulamıyoruz?insanlığa yapılacak olan yiliğe ne oldu?
     Neyin tesellisini arıyoruz?
     Neden sevgiyi her seferinde öldürüp, sonra da hiç acımadan gömüyoruz?  Belli ki, saygıyı, sevgiyi unutan bir toplum haline geldik.
     Yoksa paranın mı tiryakisiyiz?
     Neler oluyor da bize, biz bu kadar taşlaştık ve gözümüz güzellikleri görmez oldu?
     Nerede kaldı bizim akılcılığımız, bizim mantığımız?
     Yolunu şaşırmış bir çare, dolaşır oldu insanoğlu bu dünyada. Hayatın esiri olmuş bir halde, hayal ile gerçek arasında gider gelir olduk. Uyanmanın zamanı geldi de geçiyor. Karanlıkta ışık yakmak görevimiz olmalı. İnsanlık da var denmeli. Kırmak yerine, gönül alınmalı. Sevmeli sevilmeliyiz. Vefasızlıktan uzak, mutluluğa ve mutlu etmeye yakın olalım ki, insan olduğumuzun farkına varalım.
     Bırakın her şey yerinde güzel olsun. Biz geleceğe bakalım. Dünya dönüyor. Her geçen zaman ömürden. İsteklerimiz güzel olsun. Öyle güzel olsun ki, enerjimiz de pozitif olsun.  Güzel olan ise, hepimizin olsun.

Köşe Yazarları Sağlık Süleyha Kara Yaşam