PASİF AKILDAN AKTİF AKILA

PASİF AKILDAN AKTİF AKILA

PASİF AKILDAN AKTİF AKILA

Akıl insanlara iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt etmelerinde kullanmaları için verilmiş temel bir kaynaktır. İnsanlara verilen aklın kapasiteleri farklılık göstermektedir. Ancak insanların akla karşı tavırları kandi tecihleri neticesinde iki kısma ayrılmaktadır. Aktif akıllılık ve pasif akıllılık olarak ayrdığımız iki kısımda insanların akla yaklaşımlarını ve sonuçlarını dikkatlice ele almak gerekir. Öncelikle pasif akıllılık kısmını ele almak gerekirse, bu kategoride yer alan insanlar için genellikle akılsız tabiri kullanılmaktadır. Her ne kadar bu insanlara akılsız dense de bu, onların akılsız olmaları ve akli yeteneklerinin olmadığından değil  var olan akıl yetilerini kullanmadıklarındandır. Aklın kullanılması, aklın insan iradesi ile harekete geçirilmesi konusudur.

Pasif akıllı insanlar akıllarını harekete geçirmeyerek onları kullanmazlar. Yani var olan aklın heba edilmesi oluyor bu. Bu insanlar, akıllarını kullanmadıkları için herhangi bir husus hakkında zihinlerinde muhakeme yapmazlar. Kendilerine söylenen şeylere sadece inanıverirler. o şeyin doğru veya yanlış olması konusunda bir araştırma zahmetine girmezler. Bu, haliyle yaşantıya tembellik olarak yansır. Yani bedava yaşanılan bir hayat isterler. Tabi ki akılarını kullanmamalarının temelde birkaç nedeni bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi aklın kullanılmasının insanın zararına olacağına yönelik ön telkinlerdir. Elbette ki söylenenleri herhangi bir şekilde sorgulamayan bireylerin bu ön telkini kabul etmeleri gayet normal bir durumdur. Bireylerin akıllarını kullanmaktan kaçınmak istemelerindeki önemli bir nedense aklın kullanması ile beraber davranışların seyrinin bu yöne değişmesi söz konusu olacaktır. Dolayısı ile aklın kıllanılmasının davranışları etkilemesi gibi bir sonucu doğuracak kabilden emek sarfetmeyi beraberinde getirmesi bu insanların akıllarını kullanmaktan kaçınmalarında bir nedendir. Yani emek harcamak istemeyenler dolayısı ile en baştan aklı da kullanmayı istemiyorlar. Aklını kullanmayan insanlar, kendilerine söylenen  şeyleri sorgulamadan kabul ettikleri için kolayca piyon misali kullanılabilirler. Tetikçilik yapabilirler. Hatta canlı bomba olabilirler. Toplumda zihinsel ve fiziksel olarak infiale yol açarlar. Yaşadıkları topluma fayda sağlayacak herhangi bir eylemleri yoktur.

Aktif akıllı insanlara gelirsek, bunları kendi içlerinde iyi huylu aktif akıllılar ve kötü huylu aktif akıllılar olarak ikiye ayırabiliriz.
Kötü huylu aktif akıllılar, akıllarını kullanarak harekete geçirirler. Ancak bu inanlar iyi şeyler üretmezler. Genellikle akıllılarını kötü olan şeyler üzerine kullanırlar. Bencil oldukları için hep kendi menfaatlerini düşünürler. Kendi menfaatleri uğruna toplumları zarara uğratmaktan kaçınmazlar. Hatta bundan kimi zaman zevk duyarlar. Bunların kötü eylemleri bireysel olmakla beraber küresel çapta etkileri de olabilmektedir. Emperyal güçler kötü huylu aktif akıllılara örnek verilebilir. Kötü işlerini piyon olarak kullandıkları pasif akıllılara yaptırırlar. Onlar üzerinden edindikleri tahtlarında günlerini zevk ve sefa içerisinde geçirirken insalığa nasıl fadalı olabilirim sorusunu gündemlerine getirmezler. Kötü huylu aktif akıllılığın getirdiği sonuçlara bakacak olursak, çok geniş kitlesel kıyımlara zemin hazırlayan terörizmin ideolojisinin ardında kötü huylu atif akıllılığı görebilmekteyiz. Zarardan başka bir eylemi olmayan kötü huylu aktif akıllılık, aklın doğru bir şekilde kullanılmamasına örnek teşkil etmektedir.

İnsan akıl ilişkisi sınıflandırmalarının sonuncusu olan iyi huylu aktif akıllılık, insandan beklenen akli eylemleri içermektedir. Yanlızca aklı harekete geçirmekle kalmayıp, aklın doğru şekilde ve iyi olan üzerine harekete geçirilmesi hususunda çaba sarf etmeyi beraberinde getiren bir sorumluluk misyonu olan iyi huylu aktif akıllılık, insanın temel misyonu olan iyi bir dünya inşa etme sürecinin temel yapı taşlarını oluşturmaktadır. İyi huylu aktif akıllı insanlar sorgulayan, eleştiren ve iyi olanı üreten bir gayret içerisindedir. Toplumların nasıl daha iyi hale gelebileceğine dair projeler üretmek ve bunları hahata geçirmekle meşgul olan toplum mimarları iyi huylu aktif akıllılar sınıfı içerinde yer almaktadır. İyi huylu aktif aakıllıla, yalnızca kendileri akıllarını kullanmakla kalmayıp  aynı zamanda insanlara akıllarını kullanmayı tavsiye ederler.

Varlık alemi bir hareket hali içindedir. Var olup hareket etmeyen, atıl varlıktır. Hareket etmeyen varlık ölü hükmündedir. Elektron, netron ve protonlar atom içerisinde  hareket halindedir. Mikro alemden makro aleme bütün bir varlık durağanlıktan beridir. Öyle ise insana düşen durağanlıktan beri olan varlık aleminin hareket korosuna katılmaktır. İnsan bedeninde var olan hücerelerin hareket etmesi, bizatihi insanın kendisinin hareket halinde olmasını ortaya koymaktadır. İnsanın en başta kendine ve varlık alemine şahit olarak aklını harekete geçirmesi gerekir. Ve bu harekete şahit olmak insanın sorumluluğudur. Haydi sorumluluğumuzun bilincinde olarak bu erdemi yaşama ve yaşatma gayretinde olalım…

Köşe Yazarları Yusuf Emin Karaçuha