DOST DEDİĞİN

DOST DEDİĞİN

Dostlar, hayatımızdaki aileden sonra gelen en yakın insanlardır. Uzakta da olsalar, yakın hissettiklerimizdir. Her daim yanımızda hissettiğimiz, her anımızda yanımızda olan, desteklerini esirgemeyen, sırlarımızı, sorunlarımızı, duygu ve düşüncelerimizi rahatça açabileceğimiz, paylaşabileceğimiz insanlardır, dost dediklerimiz…

İnsan bu dünyada yalnız başına yaşayamaz. Sürekli etkileşim içinde olacak birilerine ihtiyaç duyar.
Şems-i Tebrizi Şam’a döndüğünde, Mevlana Celaleddin için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems’in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlana Celaleddin’e ileri geri laflar ederler. Mevlana’nın bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir: ‘Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım.Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lakin siz bunların hiçbirini göremezsiniz.
Dost olmak, beraber gülmek, beraber ağlamak, beraber üzülmektir. Dostluk birbirimize destek olmaktır, hatırlamaktır, anmaktır. Bir dostunuzun kapısını çaldığınızda,göz göze geldiğinizde o bakışı anlayabilmeli… dostluklar hiç bir menfaate dayanmamalı, dostluğun dayanağı sevgi olmalı dostluk sadece sevgi üzerine kurulmuş ise daha kalıcı olur.

Dostlar birbirlerine her zaman anlayış, sevgi ve saygılı davranmalıdır. Tabi zaman zaman dostlarımızla da fikir ayrılığımız olur, farklı fikirlere sahip olabiliriz. Aynı konuda aynı düşünceler yerine, farklı düşüncelere sahip olabiliriz. zaten bizi biz yapanda kendi fikirlerimizdir. Hepimiz aynı şekilde düşünmeye biliriz. Aramızda tartışamlarda olabilir, önemli olan kalp kırmadan doğru bir üslupla yine hoşgörüyle, konuşarak, anlaşmaktır. Gerçek dost; hata yaptığımızda bizi uyaran,ancak sonrasında ise bizi yalnız bırakmayan, koruyan kişidir.
Hz Mevlana ‘’Dost acı söyleyen değildir ,acıyı tatlı Söyleyebilendir’’ der. yine Mevlana Kusursuz dost arasanız, dost bulamazsanız. Yüzde ısrar etme, doksan da olur. İnsan dediğinde noksan da olur. Sakın büyüklenme, elde neler var Bir ben varım deme yoksan da olur. Hatasız dost arayan dosttan da olur.” demiştir.
Dostluk karşılıklı güveni gerektirir. Dostluk yokluğunda aranılandır, sevindiğinizde de üzüldüğünüzde de ilk akla gelendir.
Ancak şu da var ki bazı değerler çok önemlidir, zor zamanlarımızda, dostlarımızı yanımızda görmek isteriz. Dostlarımızın iyi günümüzde yanımızda olup da, onlara ihtiyaç duyduğumuzda, yanımızda görememek, onların bahaneler üreterek, bizi yalnız bırakması bizi üzer, dostluğumuza olan güvenimizi derinden sarsar. Mevlana ne güzel söylemiş ‘’Sen verdikçe dost görünen çok olur. İste de gör hepsi yok olur sen kendine yetmeyi öğren tüm dünyanın malına gönlün tok olur.’’
Aşık veysel bir şiirinde bunu şöyle dile getirmiştir;
Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır
Boşuna dolandım, boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır.
Hepimizin hayatında gönlü güzel olan, dost gibi dostlarımız olsun.

Cüneyt Ergörün Köşe Yazarları