NE OLACAK BU AMERİKANIN HÂLİ?

NE OLACAK BU AMERİKANIN HÂLİ?

Bir kitapta okumuştum; “27 Mayıs Darbesi öncesi, darbe ortamını hazırlamak için, kamu oyu oluşturmaya çalışırlarken, genellikle söze şöyle başlarlarmış;

  • Ne olacak bu memleketin hâli?”

Tabii ki arkasından, hedefledikleri algıyı oluşturabilmek için, (kendilerine göre) olumsuz gördükleri bir çok hâdiseyi arkası arkasına sıralarlarmış.

Şimdi ben de, derin derin Amerika’nın hâlini düşünmeye başladım. Diyeceksiniz ki; “yâ hu, sana Amerika‘nın hâlinden? Sen kendi memleketimizin hâlini düşünsene!

İyi de, be güzel kardeşim! Bizim hâlimiz şimdiye kadar hep Amerika’ya bağlı olmamış mı?

Eskiden, Amerika’nın Dünya Kamu Oyunda bir ağırlığı, etkili bir İMAJI vardı. Son yıllarda yapmış olduğu operasyonlarla, bu ağırlık ve imajını çizdirdi. Nasıl yâni, diyeceksiniz? Bakalım;

1- Rusya’dan sonra Afganistan’a girmesi ve orada yaptığı operasyonlarla güven kaybetmesi. El-Kâide’yi kurup, bir sürü İslam adına İslam’a uymayan faaliyetler yaptırması, önce, bu işin arkasında Amerika’nın olduğu şüphesini doğurdu. Bin-Lâdini önce kullanıp, sonra olumsuzlıkların sebebi olarak onu göstermesi, sonra da onu yok etmesi,

2- Saddam ile iş birliği yapıp, önce İran ile 8 yıl savaştırması, sonra Kuveyt’e saldırtıp, bunu bahane ederek ve Saddam’ın elinde Toplu İmha Silahları var diyerek, Irak’ı işgal etmesi,

3- İşgalden sonra Irakta işlediği cinayetler ve kadınların ırzına tasallut etmeleri,

4- Arkasından, beraber çalışıp kullandığı Saddam’ı feci bir şekilde öldürmeleri,

5- Libya’da yaptıkları operasyonlar ve Kaddafi’yi feci bir şekilde öldürmeleri, (bu arada Fransa ve İtalya’nın Kaddafi’den para yardımı alıp, sonra da Amerika ile beraber Kaddafi’ye operasyon çekmeleri), (zannediyorlar ki bunu insanlar yutuyor! Bunların hepsi Dünya halklarının hâfızasında menfur birer hadise olarak birikiyor ve Amerika ve Batı’ya karşı nefret oluşturup bu nefreti arttırıyor)

6- Birleşmiş Milletleri Amerika ve Batı kendi menfeatlerine kullanıp, istediklerinin başına çullanıyor, ama İsrail’in Birleşmiş Milletler Kararlarına uymayıp çiğnemesi karşısında, kısık sesle kınamaktan başka bir şey yapmıyor. Allah u a’lem arkadan; “sen, bizim kınamamıza bakma, zulüm ve cinayetlerine devam et” diye teşvik ediyor.

7- Bir çok dünya devletlerinde, işine gelmeyen iktidarları, CIA ve NATO operasyonları ile (gûya çaktırmadan!) indiriyor, ihtilaller-darbeler yapıyor. Oralarda her türlü cinayetler işliyor ve insan haklarını çiğniyor, sonra da ellerindeki medya ve diğer imkanları kullanarak, bunların vebâlini başkalarına yüklüyor,

8- Bu DEMOKRASİ HAVÂRÎLERİ Mısır’da halkın oyları ile İktidara gelen Mursi’ye tahammül edemeyip yüzlerce insanları katlederek, DARBE yaptırıp, kendilerine uşaklık yapacak birilerini başa getiriyor,

9- Türkiye’den bir uşak bulup, Amerika’ya yerleştiriyor, büyük çiftlikler tahsis edip, imkanlar veriyor, besliyor, bütün dünya ülkelerinde okullar açtırıp oraları CIA karakolları olarak kullanıyor, sonra da ona, Türkiye’de GEZİ OLAYLARI, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz DARBELERİ yaptırıyor. (Bereket versin bu sefer muvaffak olamıyorlar)

10- Bunlar işlerine geldiği gibi, birçok örgüt ve devleti (en son Kuzey Kore’yi) TERÖR ÖRGÜT ve DEVLETİ ilan ediyor, bütün dünyanın gözü önünde işgalci ve binlerce Filistin’liye işkence eden ve öldüren İSRÂİL’e ise, ufak kınamaların arkasından, destek ziyaretleri yapıyor.

11- İŞİD’i İsrail ile beraber kendileri kuruyor, bir sürü cinâyetler işletiyor, bunların videosunu çekip yayınlatıyor, insanları İslam’dan korkutup nefret ettiriyor, bir taraftan da, İŞİD’e karşı PYD’yi destekliyoruz diyorlar. Bir taraftan PKK terör örgütüdür diye kabul ediyorlar, bir taraftan da Sûriye’de PKK’nın kolu olan PYD’yi, binlerce TIR ağır silahlarla silahlandırıyor.

12- Türkiye’nin burnunun dibinde bunu pervasızca yapıyor. Bu ne CÜRET? Bu ne AYMAZLIK? Bütün bunların hesabının bir gün sorulmayacağını mı sanıyorlar?

Daha sayılabilinecek bir sürü gerçekler var ama, bu kadar çok şey sayınca, etkisi azalır diye bu kadarla kifayet ediyor, ve şimdi soruyorum.

NE OLACAK BU AMERİKANIN HÂLİ?

Ey Amerika’nın (sığ-derin güç ve) idarecileri! Aklınızı başınıza devşirin. Bu ahval böyle gelmiş ama böyle gitmez. Yenilmez dedidiğiniz ordularınız-güçleriniz bir gün olur, yaptığınız haksızlık ve zulumlerin altında kalır, öldürdüğünüz (ve birbirlerine öldürttüğünüz) insanların kanlarında (Kızıldeniz’de boğulan Fir’avun gibi) boğulur gidersiniz!

Benim bu dedik-yazdıklarıma gülüp geçecek veya çok sinirlenip köpürecek, “kimmiş bu HADSİZ? Diyeceksiniz ama, UNUTMAYIN;

ZÂLİMİN (topu-tüfeği, atom bombası, füzeleri) ZULMÜ VARSA,

MAZLÛMUN DA ALLAH’ı VARDIR.

Kalın sağlıcakla aziz okuyucularım! Gününüz, AYDIN, vaktiniz HAYIRLI, kazancınız BEREKETLİ, geleceğiniz UMUTLU, yuvanız ve iki cihanınız MUTLU olsun!

Ali EFENDİOĞLU

Ali Efendioğlu Köşe Yazarları Misafir Yazarlar