DÜŞTÜĞÜNDE Mi DÜŞÜNMEK

DÜŞTÜĞÜNDE Mi DÜŞÜNMEK

Ne demek düştüğünde mi düşünmek. Bizim yaşamımızın aksimiydi yoksa alışılmış bir durum muydu?
Evet…
Önceden doğru düşünüp düşündüğümüz unsurları hayata doğru bir şekilde uyarlamak insan hayatında olması gereken durumlardandır.
Peki ne kadar kişi doğru düşünebiliyor ve insanlar hakkında ön yargıya kapılmadan hareket edebiliyor?
Ne kadar insan hayatından önyargıyı çıkararak yaşamını sürdürebiliyor  bilinmez, ama bilinen bir gerçek var ki herkes bir şekilde düşünebiliyor. Düşüncelerini hayata uygulayış biçimiyle de kendi durumlarını da oluşturmuş oluyor.
İnsanların yaşadıkları ve çevreleriyle olan etkileşimleri kişilerin düşünce şekillerini belirler.
Düşünce bir enerjidir aslında.
Amerika´da 1980´lerin sonunda bir araştırma yapılmış ve bu araştırma sonucunda insanların, sentezci düşünce, realist düşünce, analist düşünce, idealist düşünce ve pragmatik düşünce olarak beş ayrı düşünce tarzına sahip oldukları gözlenmiştir.
İnsanların yaşamış oldukları bütün olumsuzluklar, kişinin psikolojisinin bozulmasına sebebiyet vermektedir. Böylece doğru düşünememe ve doğru karar verememe kişide bunalım oluşturmakta ve yaşamını doğru idame ettirememektedir.
Pskopatça düşünme tarzı kişilik bozukluğunu oluşturduğundan bu durum kişinin kendi olumsuz yaşam biçimiyle de orantılıdır. Aynı zamanda çevresindeki kişiliklerin etkileşimi, kişinin kendisinde farklı bir kişilik oluşturmaktadır. İnsanların saldırgan olmasına ve çevrenin ise bu durumdan rahatsız olmasına neden olmaktadır.
Önyargının oluşturduğu düşünce ortamı kişiyi bunalıma sürükler ve içinden çıkılmaz bir hale getirir. Düşünmeden araştırmadan hareket etmek insan hayatında yanlış sonuçlar doğurur. Kişinin, bir olay ya da kişi hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan, o kişi ve olayla ilgili önyargıda bulunarak yalan yanlış düşüncelerini gerçekmiş gibi ortaya koyması, kişiyi yanlışa sürüklediği gibi, kişinin hayatında da kaos bir durumu oluşturur.
Kişiler kötü duruma düştüğü zaman aklı başına gelir. O zaman da iş işten geçmiş olur. Bencil olup, önyargıya kapılarak yanlış kararlar vermek, kişi için olumsuz bir davranış şeklidir. Bu ise hem çevresine yanlış bilgiyi aktarmasına neden olur, hem de kendisinin bulunduğu çevrede mahçup olmasına sebebiyet verir.
Herhangi bir konu ya da kişi hakkında karar vermeden önce araştırıp bilgi sahibi olmak gerekir. Elde ettiğimiz bu bilgiler ışığında hareket etmek doğru karar vermemizi sağlar.
İyi düşünmek doğru düşündüğünü uygulamak, hayat tecrübelerinini doğru elde edilmesi ile oluşur. Kişi yaşamı boyunca elde ettiği tecrübeleri doğru değerlendirir ve doğru uygular. Böylece düşünme tarzı da doğru yönde gelişmiş olur.
Düştüğünde düşünmek yerine, yaşamımız boyunca kazandığımız tecrübeler ve bu tecrübelerle yol alan bir hayat şekli bizim doğru düşünmemizi sağlayacak ve hayata olumlu bakmamıza yardımcı olacaktır.

Süleyha Kara