Çevrenin Gönül Gözü -1-

Çevrenin Gönül Gözü -1-

Merhaba sevgili okurlarım. Beş bölümlük “ÇEVRENİN GÖNÜL GÖZÜ ” konulu yazımın ilk bölümüyle, sizlerle birlikte olacağım.

Çevrenin gönül gözü demek, doğanın, şefkat ve merhametle bizi kucaklaması demektir.

Çevrenin gönül gözü demek, doğada bulunan kuşların, böceklerin, çiçeklerin, insanların ve sayamadığımız pek çok canlı türlerinin mutlu huzurlu ve temiz bir alanda yaşaması demektir.

İnsanların gönül gözü demek ise, bu ve buna benzer unsurların farkına varması demektir.  İnsanların gönül gözünün açılması demektir.

Dünyada yaşayan bütün canlıların yaşadığı birer çevreleri vardır. Hayat belli bir çevrede devam eder ve biter. İnsanlığın çevreye haykırışı, çevrenin ise insanlığa haykırışı her zaman için karşılıklıdır. Atalarımızın da söylediği gibi “Ne ekersen onu biçersin.” cümlesi bize bu konuyu en iyi şekilde açıklamaktadır.

Kuşlar, böcekler, ağaçlar, çiçekler, insanlar ve sayamadığım pek çok canlı…

Bütün bu canlıların yaşayabilmesi için, havaya, suya, toprağa ve beslenmeye ihtiyacı vardır. Temiz bir ortam, insan sağlığı için oldukça önemlidir. Temiz bir ortamı oluşturmak ise insanların elindedir.

Bizim dünyamız, bizim yaşadıklarımızın eseri olarak, bize karşılığını verir.  Ne kadar iyi ve doğru yaşar, doğayla dost olursak, doğa da bize o kadar şefkatle ve merhametle yaklaşır.

Hayat standardımızın iyi koşullarda olması demek, geleceğimizin güzel olması, umutlarımızın ise teminat altına alınması demektir.

Çevre ve iklimde oluşan  değişiklikler, insanların yaşam kalitesiyle yakından alakalıdır. Bu durum dünya ülkelerinin de, önemli politikalarından biridir. Değişik önlemlerle doğa korunmaya çalışılmıştır.

Gelecekte, insanlığın doğal kaynakları daha vermli kullanabilmeleri ve bunlardan yararlanabilmeleri için pek çok sivil toplum kuruluşları harekete geçmiştir. Çünkü, halen çevremizde çözüm bekleyen ve doğada meydana gelen pek çok sorunlar ve problemler bulunmaktadır.  Bu sorunları çözebilmek için duyarlı insanlarla, sivil toplum kuruluşları harekete geçmiştir.

Yeraltı ve yerüstü zenginlik  kaynaklarımızın doğru kullanılmasıyla ülke geleceği iyi günlere hazırlanır. Daha güzel, daha seviyeli ve daha temiz bir dünyayı, gelecek nesillere bırakmak için büyük çalışmalar yapılmaktadır.

En önemli kaynaklarımızdan olan suyun korunması, doğru kullanılması ve bu konuda insanların bilinçlendirilmesi için, pek çok sivil toplum kuruluşları bu duruma ön ayak olmuştur.

Su, enerji, toprak ve orman gibi kaynaklar, ekonominin temellerini oluşturmaktadır.

Hepimizin de bildiği gibi çevreyi korumak demek, gelecekteki bir takım doğadan gelen felaketleri önlemek demektir. Geleceğimizin, daha temiz bir hava ve daha güvenli bir yaşam olması anlamına gelir.

Yazımın ikinci bölümünde buluşmak üzere hoşça kalın.

Köşe Yazarları Süleyha Kara